Hesaplayıcı
Hesaplama Türü
11-14 Hafta Testleri
Ayrıntılı Tarama Zamanı
3'lü, 4'lü Test Zamanı
Þeker Taraması
Doğum Günü
Son Adet Tarihiniz
Sonuç
Dikkat:
Bilgisayarýnýz bugünün tarihini
olarak gösteriyor. Hesaplayıcı tarama zamanınızı bu tarihe göre hesaplanacaktır.

TEKRARLAYAN GEBELİK KAYIPLARINDA YAKLAŞIM

TEKRARLAYAN GEBELİK KAYIPLARINDA YAKLAŞIM

Yirmisekizinci gebelik haftasından önce 3 veya daha fazla birbirini izleyen gebeliğin kaybedilmesi tekrarlayan gebelik kaybı (TGK) olarak adlandırılır.Tekrarlayan gebelik kayıpları metarnal yaş artıkça artar. Görülme sıklığı ortalama % 2 olup bu oranı % 5’ e kadar çıkaran yayınlar da bulunmaktadır. Görülme dönemlerine bakıldığında % 75’ i ilk trimesterde, kalan % 25’ i ise ikinci trimester de izlenir.
TGK’ ı nedenlerine göre aşağıda gruplara ayrılmıştır.
• Genetik (%2) : Sporadik(tesadüfi) erken gebelik kayıplarının % 55-70’ den kromozom anomalileri sorumludur. Bu grup içinde özellikle sayıca artışlar (trizomi) ve azalmalar (monozomi) rol alırken tekrarlayan kayıplarda ebeveynlerden aktarılan yapısal bozukluklar ön plana çıkar.
• Yapısal (Anatomik % 10): Bu gruptaki nedenler içinde Müllerian füzyon anomalileri, Asherman sendromu, myoma uteri, servikal yetersizlik ön plana çıkmaktadır.
• Hormonal (Endokrin % 10): PKOS, kontrolsüz hipotiroidi ve diabetes mellitus gebe kalma şansını azaltmakla beraber tekrarlayan kayıplardaki rolü açık değildir. Kontrolsüz diabet varlığında spontan (kendiliğinden) abortus riski artmaktadır.
• Pıhtılaşma sorunları (Trombofili) % 10 (Doğumsal ve kazanılmış)
• Nedeni bulunamayan % 45
Pıhtılaşma problemleri içinde pıhtılaşmaya artmış eğilim (trombofili), plasental damar yatağında yol açtığı tıkaçlarla tekrarlayan gebelik kayılarına neden olabilmektedir. Trombofililer kendi aralarında doğuşsal ve kazanılmış olarak ikiye ayrılırlar
Doğuşsal Trombofililer
• Faktör V Leiden Mutasyonu
• Protrombin G 20210 A mutasyonu
• Homosisteinemi ve MTHFR mutasyonları ( 677T)
• Protein C ve S eksikliği
• Protrombin II mutasyonu
Kazanılmış Trombofililer
• Antifosfolipit antikor sendromu
• Lupus antikoagülanı
Tanısal Yaklaşım
• Fizik muayene ve öykü
• Anne ve baba adayında genetik değerlendirme
• Düşük materyalinde genetik inceleme
• Biyokimyasal testler (AKŞ; prolaktin ve TSH)
• Üreme orgalarının yapısal olarak değerlendirmesi (Fizik muayene, transvajinal sonografi; gerekirse sonohisterografi veya HSG)
• Trombofili testleri (Tartışmalı ?)

Tedavi
Tekrarlayan gebelik kayıplarında altta yatan neden temel alınarak yaklaşım şekli belirlenmelidir. Buna rağmen olguların yarısına yakın kısmında mevcut laboratuar ve tanısal görüntüleme yönetmeleri ile ortaya konabilen bir problem olmaması nedeniyle bir dizi etkinliği tartışmalı tedavi yönetmine başvurulmaktadır.
• Endokrin nedenler içerisinde kontrolsüz diabet ve hipotiroidinin gebelik kayıp oranlarını arttırdığı bilinmektedir. Tekrarlayan bir kayıp nedeni olarak alınmasa bile gebelik seyrini olumlu yönde etkilemesi için bu gebe adaylarında tiroid hormonlarının düzeyleri normal sınırlar içinde tutulmalı ve diabetik gebe adaylarında ise gebelik öncesi HbA1C düzeyleri % 6’ nın altında tutulmalıdır. PKOS’ da ise insülin direncini kırmak için en başta diet ve kilo kaybı ile başlanmaldır.
• Bağışıklık sistemini baskılamak amacıyla uygulanan bir dizi tedavi (Aşılar, immünoglobülinler) başarılı gebelik oranlarını arttırmamaktadır.
• Seçilmiş hastalarda TGK ile ilişkisi kanıtlanan anatomik problemlerin varlığında hastalarda (Diğer faktörlerle ilişkisi olmadığı ortaya konan) Asherman sendromu (Rahim içinde yapışıklıların olduğu), uterin septum (Bölme) ve myoma uteri olgularında uygulanabilir.
• Antifosfolipit antikor sendromu ve lupus antikoagülanı öyküsü olan ve TGK olan kadınlarda kan sulandırıcı ilaçların gebelik kaybı hızını azalttığı bildirilmiştir. Kalıtsal trombofili ve gebelik komplikasyonu olan olgularda antikoagülan kullanımı üzerinde bir kez daha düşünmek gerekli olup uygulanmasının etkinliği tartışmalıdır. Ancak seçilmiş olgularda yarar ve zararları hasta ile tartışılarak kullanılmalıdır.

Sonuç
Hastaya konu ile ilgili doğrular anlatılmalıdır. Birçok olguda önceki gebeliklere ait obstetrik öykü ve laboratuar ve görüntüleme yardımı ile etiyoloji belirlenebilir. Anne yaşı ve tekrarlayan kayıp sayısı artıkça miada kadar ulaşan canlı gebelik oranları azalmaktadır. Tekrarlayan gebelik kaybı olan ve yapısal kromozomal anomali taşıyan çiftlerin dengesiz kromozomal anomalisi olan canlı çocuk doğurma olasılığı düşüktür.Tekrarlayan gebelik kaybı tanısı alan olguların % 67’ si 5 yıl içinde canlı doğum yapmaktadır. Öte yandan altta yatan nedenin açığa çıkarılması her zaman yüksek canlı doğum oranlarına yol açmamaktadır. Kontrolsüz diabet ve hipotiroidi mutlaka tedavi edilmelidir. Tedavi her zaman nedene göre yapılmaldır. Yaşam tarzında değişiklikler (sigara, alkol tüketiminin azaltılması), sosyal ve psikolojik destek gebeliğin devam şansını artırır. Ancak nedeni açıklanamayan TGK’ da özellikle etkinliği tartışmalı ve doz aşımı veya yanlış kullanım durumunda anne sağlığı açısından önemli riskleri içinde barındıran antikoagülan tedavilerden tıp literatürünce aksi kanıtlanmadığı sürece kaçınılmalıdır.